Metal son işleme sektörü son yıllarda önemli bir gelişme göstermiş olsa da, geleceğe yönelik ekonomik belirsizlikler nedeniyle üretim maliyetlerinin azaltılması yönündeki baskı hâlâ oldukça yüksektir.
Bu maliyetleri düşürmek amacıyla birçok tesis, atık su arıtma süreçlerinde çeşitli iyileştirme uygulamaları başlatmıştır. Bu uygulamalar arasında atık su ön arıtma kimyasallarının optimize edilmesi, kimyasal tüketiminin azaltılması ve çamur kurutma sistemlerinin kullanılması yer almaktadır. Bu yöntemler arıtma kimyası maliyetlerini ve saha dışı çamur bertaraf giderlerini azaltmada oldukça etkili olmakla birlikte, tek başlarına yeterli bir çözüm sağlamamaktadır.
Bununla birlikte birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de metal son işleme endüstrisinden kaynaklanan atık sular için uygulanan deşarj limitleri giderek daha sıkı hâle gelmektedir. Türkiye’de yürürlükte bulunan Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği kapsamında belirlenen deşarj standartları; ağır metaller, askıda katı madde ve benzeri parametreler için oldukça düşük sınır değerler içermektedir. Bu durum, endüstriyel tesislerin arıtma sistemlerini daha verimli ve sürdürülebilir hâle getirmesini zorunlu kılmaktadır.
Metal son işleme endüstrisinde atık suyun temel kirletici bileşenleri genellikle ağır metaller, asitler, alkaliler ve proses kimyasallarıdır. Bu nedenle tesislerde uygulanan arıtma sistemleri çoğunlukla kimyasal çöktürme, nötralizasyon ve filtrasyon proseslerine dayanmaktadır. Ancak bu klasik arıtma yöntemleri yalnızca kirleticilerin giderilmesini sağlamakta, proseslerde kullanılan değerli kimyasallar ve metaller ise çoğu zaman kaybedilmektedir.
Gelecekte artan çevresel düzenlemeler, yükselen bertaraf maliyetleri ve sürdürülebilir üretim beklentileri dikkate alındığında, geri kazanım ve geri dönüşüm teknolojilerinin uygulanması önemli bir rekabet avantajı sağlayacaktır.
Bu noktada atık su geri kazanımı önemli bir rol oynamaktadır. Metal son işleme proseslerinden çıkan durulama sularının geri kazanılması, hem arıtma sistemlerinin yükünü azaltmakta hem de kimyasal tüketimini düşürmektedir.
Aynı şekilde proseslerde kullanılan ve atık sularda bulunan değerli asitler ve kimyasallar, özel geri kazanım sistemleri ile yeniden kullanılabilir hâle getirilebilir. Bu yaklaşım hem çevresel etkileri azaltmakta hem de işletmelerin işletme maliyetlerini optimize etmektedir.
Bunun yanında atık sularda bulunan değerli metallerin geri kazanılması sayesinde bu materyaller tekrar üretim sürecine kazandırılabilmekte, böylece hem ekonomik kazanç sağlanmakta hem de tesislerin atık bertaraf maliyetleri önemli ölçüde azaltılmaktadır.
Bu doğrultuda Glanco Recover & Recycle olarak metal son işleme endüstrisinden kaynaklanan atık suların arıtılmasından önce, öncelikle kaynağında geri kazanım ve ardından durulama suyunun geri dönüşümü konularına odaklanmaktayız.
Metal son işleme proseslerinde kaynağında geri kazanım için çeşitli teknolojiler önermekteyiz. Bunlar arasında:
yer almaktadır.
Ayrıca metal son işleme endüstrisinden kaynaklanan durulama sularının geri kazanılması amacıyla özel reçineli iyon değişim sistemleritasarlamaktayız. Bu gelişmiş prosesler sayesinde işletmeler hem önemli maliyet avantajı elde etmekte hem de çevresel sorumluluklarını yerine getirmektedir.
Metal Son İşlemler Endüstrisinden kaynaklanan durulama suyunun geri kazanılması için tasarlanmış tipik Reçineli İyon Değiştirici sistemi.